<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Sağlık doğallık enerji merkeziniz - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/</link>
		<description><![CDATA[Sağlık doğallık enerji merkeziniz - http://www.bizsaglikliyiz.com]]></description>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 08:47:13 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Transformal Nefes Terapisi Nedir? Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-97.html</link>
			<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 17:13:40 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-97.html</guid>
			<description><![CDATA[Günlük hayatımızda nefesi hiç önemsemiyoruz,  Oysa ruhsal ve bedensel sağlığımızda ve iyilik halimizde nefesin büyük bir payı vardır. <br />
<br />
Çabuk geriliyoruz, tıkanıyoruz, kaskatı kesiliyoruz; oysa, aldığımız nefese konsantre olarak, onu içimizde hissederek nefes alırsak, günlük stresi ve ufak tefek rahatsızlıklarımızı daha kolay bertaraf edebiliriz.<br />
Bize doğru nefes almayı öğreten çeşitli teknikler mevcuttur. Bunlardan birisi de, <span style="font-weight: bold;">Transformal Nefes Terapisi</span>'dir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Transformal Nefes Terapisi</span>, kişide fiziksel, zihinsel ve duygusal bütünlük sağlayan ve sistemde önemli düzeyde iyileşme gerçekleştiren ve kişinin ruhsal yapısını güçlendiren bir tekniktir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Transformal Nefes Tekniği</span>; <br />
*Fiziksel enerjimizin artması ile sürekli canlılık ve sağlık hali, <br />
<br />
*Bilinçaltında bulunan tüm olumsuz kayıtların, korkuların, bastırılmış duygular ve travmaların şifalanması, <br />
<br />
*Güçlü ve doğal bir kendi kendini iyileştirme süreci, <br />
<br />
*Direncin coşkuya, korkunun sevgiye, yargıların kabule dönüştürüldüğü gelişmiş bir kişisel gelişim yolu, <br />
<br />
*Akıl ile bedenin doğal bağlantısının onarılması, *<br />
<br />
Ruhsal bedenin fiziksel beden ile tam irtibatını sağlama sanatı, <br />
<br />
*Farkındalığın artması, anı hissetme ve öz benliğin ifadesi ve daha çok fazlasıdır. <br />
<br />
Transformal Nefes'deki nefes sürekli akan bir dalgaya benzer. Ağızdan alınan nefes, karından başlayarak tüm solunum sisteminizi birbirine bağlayarak ve nefes alış-veriş esnasında hiç duraklamadan nefes verildiğinde vücut rahatlar. <br />
Sonra bu süreç hiç ara vermeden tekrarlanır. Bu model, yüksek enerjili bir kapalı devre oluşturur ve bu devrenin içinde dönüşüm süreci doğal olarak meydana gelir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Günlük hayatımızda nefesi hiç önemsemiyoruz,  Oysa ruhsal ve bedensel sağlığımızda ve iyilik halimizde nefesin büyük bir payı vardır. <br />
<br />
Çabuk geriliyoruz, tıkanıyoruz, kaskatı kesiliyoruz; oysa, aldığımız nefese konsantre olarak, onu içimizde hissederek nefes alırsak, günlük stresi ve ufak tefek rahatsızlıklarımızı daha kolay bertaraf edebiliriz.<br />
Bize doğru nefes almayı öğreten çeşitli teknikler mevcuttur. Bunlardan birisi de, <span style="font-weight: bold;">Transformal Nefes Terapisi</span>'dir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Transformal Nefes Terapisi</span>, kişide fiziksel, zihinsel ve duygusal bütünlük sağlayan ve sistemde önemli düzeyde iyileşme gerçekleştiren ve kişinin ruhsal yapısını güçlendiren bir tekniktir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Transformal Nefes Tekniği</span>; <br />
*Fiziksel enerjimizin artması ile sürekli canlılık ve sağlık hali, <br />
<br />
*Bilinçaltında bulunan tüm olumsuz kayıtların, korkuların, bastırılmış duygular ve travmaların şifalanması, <br />
<br />
*Güçlü ve doğal bir kendi kendini iyileştirme süreci, <br />
<br />
*Direncin coşkuya, korkunun sevgiye, yargıların kabule dönüştürüldüğü gelişmiş bir kişisel gelişim yolu, <br />
<br />
*Akıl ile bedenin doğal bağlantısının onarılması, *<br />
<br />
Ruhsal bedenin fiziksel beden ile tam irtibatını sağlama sanatı, <br />
<br />
*Farkındalığın artması, anı hissetme ve öz benliğin ifadesi ve daha çok fazlasıdır. <br />
<br />
Transformal Nefes'deki nefes sürekli akan bir dalgaya benzer. Ağızdan alınan nefes, karından başlayarak tüm solunum sisteminizi birbirine bağlayarak ve nefes alış-veriş esnasında hiç duraklamadan nefes verildiğinde vücut rahatlar. <br />
Sonra bu süreç hiç ara vermeden tekrarlanır. Bu model, yüksek enerjili bir kapalı devre oluşturur ve bu devrenin içinde dönüşüm süreci doğal olarak meydana gelir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ağız-Diş Sağlığı ve Bakımı]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-96.html</link>
			<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 19:56:51 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-96.html</guid>
			<description><![CDATA[Dişlerimizi fırçalamanın önemini biliyoruz, düzenli olarak da fırçalamaya özen gösteriyoruz.  Dişlerimizi doğru şekilde fırçalıyor muyuz acaba? <br />
<br />
Kaliteli bir diş fırçası seçmeye özen göstermeliyiz. <br />
Diş hekimleri, genellikle uçları yuvarlatılmış, yumuşak kıllı diş fırçalarını önerirler. Çünkü, yumuşak kıllar dişeti dokusunu tahriş etmez. <br />
Diş fırçamızın ağızdaki her dişe kolayca ulaşabilecek özellikte olması ve elimizde rahat bir tutuş sağlaması gerekmektedir. <br />
<br />
Diş fırçamızı üç ayda bir değiştirmeyi ihmal etmemeliyiz. <br />
<br />
Dişlerimizi fırçalarken şunlara dikkat etmeliyiz:<br />
- Diş fırçamızı 45 derecelik bir açı yapacak şekilde diş ve dişeti birleşimine yerleştirelim. <br />
<br />
- Dişlerimizin iç ve dış yüzeylerini, öne ve arkaya doğru küçük dairesel hareketlerle fırçalayalım. Fazla sert fırçalamayalım, sert fırçalamak, dişlere yarar yerine zarar verir. <br />
<br />
- Dişlerimizin çiğneme yüzeylerini fırçalarken, fırçayı aşağıya veya yukarıya doğru çevirelim ve ileri geri fırçalayalım. <br />
<br />
- Dişlerimizi fırçaladıktan sonra, dilimizi de fırçalayalım. Ağız kokusuna neden olan bakterilerin birçoğunun dilde bulunduğunu unutmayalım.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Dişlerimizi fırçalamanın önemini biliyoruz, düzenli olarak da fırçalamaya özen gösteriyoruz.  Dişlerimizi doğru şekilde fırçalıyor muyuz acaba? <br />
<br />
Kaliteli bir diş fırçası seçmeye özen göstermeliyiz. <br />
Diş hekimleri, genellikle uçları yuvarlatılmış, yumuşak kıllı diş fırçalarını önerirler. Çünkü, yumuşak kıllar dişeti dokusunu tahriş etmez. <br />
Diş fırçamızın ağızdaki her dişe kolayca ulaşabilecek özellikte olması ve elimizde rahat bir tutuş sağlaması gerekmektedir. <br />
<br />
Diş fırçamızı üç ayda bir değiştirmeyi ihmal etmemeliyiz. <br />
<br />
Dişlerimizi fırçalarken şunlara dikkat etmeliyiz:<br />
- Diş fırçamızı 45 derecelik bir açı yapacak şekilde diş ve dişeti birleşimine yerleştirelim. <br />
<br />
- Dişlerimizin iç ve dış yüzeylerini, öne ve arkaya doğru küçük dairesel hareketlerle fırçalayalım. Fazla sert fırçalamayalım, sert fırçalamak, dişlere yarar yerine zarar verir. <br />
<br />
- Dişlerimizin çiğneme yüzeylerini fırçalarken, fırçayı aşağıya veya yukarıya doğru çevirelim ve ileri geri fırçalayalım. <br />
<br />
- Dişlerimizi fırçaladıktan sonra, dilimizi de fırçalayalım. Ağız kokusuna neden olan bakterilerin birçoğunun dilde bulunduğunu unutmayalım.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[NE YERSEK O OLURUZ]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-95.html</link>
			<pubDate>Sun, 24 Jan 2010 20:41:50 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-95.html</guid>
			<description><![CDATA[nsanın yaşaması, çocuğun büyümesi,gelişmesi,düşünen bir beyne,çalışan emek harcıyan bir bedene sahip olması için,beslenmesi gerekir.<br />
Ama gelişi güzel değil,düzenli beslenmeye gereksinimi vardır.<br />
Öyleyse beslenme nedir,ne değildir bunu açıklayalım.<br />
Beslenme,besin maddelerinin dışarıdan alıınması emilebilir hale getirilmesi,emilmesi,kullanılması,fazlasının depo edilmesi,depo edilemeyen miktarlarının ve artıklarının atılması evrelerini içerir.<br />
Beslenmenin ilk aşaması,besin maddelerinin alınması,yani yenilmesi ve içilmesidir.Bu yeme içme beyindeki acıkma ve doyma merkezi tarafından düzenlenir.Bu merkezin bozulması halinde,tokluk(anurexianervusa) ve dengesiz açlık(psikolojik oburluk) adı verilen duygular meydana gelir.<br />
Anurexianervusa hali,istisnalar haricinde ruhi dengesini tam ayarlayamayan,kişiliğini tam geliştiremeyen,zayıflamak için diyet yapan kişilerde görülür.Şiddetli bir yiyecek reddi ve aşırı zayıflama şeklinde kendini gösterir.<br />
Psikolojik oburluk hali,istisnalar haricinde mutsuz ve tatminsiz olan aşırı yemek yemeye ve içki içmeye düşkün olan,kişilerde görülür.Ruhsal durumu dengeli,yaşamı düzenli ve hayatın aşırı tutkunluk göstermeyen bir kişi açıkma ve doyma merkezlerinin dengesini korur.Normal besin alımını özel bir önem göstermeden,kendini acıkma ve doyma duygularına bırakarak,vücud ağırlığını yıllarca aynı düzeyde tutabilir.<br />
Ancak,beslenmenin esası kilo almak veya vermek değil,beden ve ruh sağlığını korumaktır.Bu da iç sistemin güçlenmesine,dolayısıyla hücrelerin beslenmesine ve temizlenmesine yönelik beslenme tarzıyla sağlanabilir.<br />
<br />
Bu beslenme tarzının esasları şunlardır:<br />
<br />
1-Beslenmeyi kilo vermek aracı olarak kullanmamak,<br />
2-Sağlıklı gıdalarla beslenmek,<br />
3-Her türlü gıdayı yemek ya da içmek,<br />
4-Gıdaların besin değerlerini koruyup,toksik tesir kazanmasını önlemek,<br />
5-Doğal gıdalarla beslenmek,<br />
6-Besin öğelerini dengeli kullanmak,<br />
7-Gıdaların tedavi değerini tanımak,<br />
8-Günlük kalori ihtiyacını ayarlamak,<br />
Yararları;<br />
<br />
-Beslenmeye yasak koymaz,<br />
-Beslenmeyi zevk haline getirir,<br />
-Hazımsızlık(gaz),ağız kokusu,sindirim zorluğu,kabızlık,sancı gibi sorunları önler,<br />
-Metabolizmayı güçlendirir,<br />
-Kan basıncını düşürür ve tansiyonu dengeler,<br />
-Kandaki yağ,su,protein ve şekeri dengeler,<br />
-Kandaki hemoglobin miktarını arttırır,<br />
-Hücrelerin yağ,protein,karbonhidrat,vitamin ve mineral gibi besin ihtiyacını yeterli bir şekilde karşılar,<br />
-Vücutta yağ,su ve toksin birikimini önler,<br />
-Kilo,ödem ve selülitlerden kurtarır,<br />
-Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir,<br />
-Daha az harcamayla daha iyi ve zevkli beslenmeyi sağlar,<br />
-Sağlığa zarar veren gıdalarla beslenmekten uzaklaştırır,<br />
-Yararlı gıdalarla beslenmeye yönlendirir,<br />
BESLENMEYİ KİLO VERME ARACI OLARAK KULLANMAMAK<br />
<br />
Beslenmeyi hücre sağlığını korumak yerine,kilo vermek amacıyla kullanmak,hücrelerin besin ihtiyacını karşılanmasını önler,metabolizmayı bozar,vücudu güçsüz ve enerjisiz bırakır.Verilen kiloların tekrar geri alınmasına ve şişmanlığın kalıcı olmasına neden olur.Vücut nezleden kansere kadar her türlü hastalığa karşı dayanma gücünü kaybeder.Beslenme hücre sağlığını korumak amcıyla yapılır ise kilo sorunları kesin ve kalıcı olarak giderilir.<br />
SAĞLIKLI GIDALARLA BESLENMEK<br />
<br />
"Ne yersek o oluruz"<br />
Yenilip içilen gıdalar vücudun bir parçasını oluşturur.Bu nedenle sağlıklı gıdalar ile beslenen kişi,sağlıklı bir vücuda,ne olduğu belirsiz gelişi güzel gıdalarla beslenen kişi sağlıksız bir vücuda sahip olur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[nsanın yaşaması, çocuğun büyümesi,gelişmesi,düşünen bir beyne,çalışan emek harcıyan bir bedene sahip olması için,beslenmesi gerekir.<br />
Ama gelişi güzel değil,düzenli beslenmeye gereksinimi vardır.<br />
Öyleyse beslenme nedir,ne değildir bunu açıklayalım.<br />
Beslenme,besin maddelerinin dışarıdan alıınması emilebilir hale getirilmesi,emilmesi,kullanılması,fazlasının depo edilmesi,depo edilemeyen miktarlarının ve artıklarının atılması evrelerini içerir.<br />
Beslenmenin ilk aşaması,besin maddelerinin alınması,yani yenilmesi ve içilmesidir.Bu yeme içme beyindeki acıkma ve doyma merkezi tarafından düzenlenir.Bu merkezin bozulması halinde,tokluk(anurexianervusa) ve dengesiz açlık(psikolojik oburluk) adı verilen duygular meydana gelir.<br />
Anurexianervusa hali,istisnalar haricinde ruhi dengesini tam ayarlayamayan,kişiliğini tam geliştiremeyen,zayıflamak için diyet yapan kişilerde görülür.Şiddetli bir yiyecek reddi ve aşırı zayıflama şeklinde kendini gösterir.<br />
Psikolojik oburluk hali,istisnalar haricinde mutsuz ve tatminsiz olan aşırı yemek yemeye ve içki içmeye düşkün olan,kişilerde görülür.Ruhsal durumu dengeli,yaşamı düzenli ve hayatın aşırı tutkunluk göstermeyen bir kişi açıkma ve doyma merkezlerinin dengesini korur.Normal besin alımını özel bir önem göstermeden,kendini acıkma ve doyma duygularına bırakarak,vücud ağırlığını yıllarca aynı düzeyde tutabilir.<br />
Ancak,beslenmenin esası kilo almak veya vermek değil,beden ve ruh sağlığını korumaktır.Bu da iç sistemin güçlenmesine,dolayısıyla hücrelerin beslenmesine ve temizlenmesine yönelik beslenme tarzıyla sağlanabilir.<br />
<br />
Bu beslenme tarzının esasları şunlardır:<br />
<br />
1-Beslenmeyi kilo vermek aracı olarak kullanmamak,<br />
2-Sağlıklı gıdalarla beslenmek,<br />
3-Her türlü gıdayı yemek ya da içmek,<br />
4-Gıdaların besin değerlerini koruyup,toksik tesir kazanmasını önlemek,<br />
5-Doğal gıdalarla beslenmek,<br />
6-Besin öğelerini dengeli kullanmak,<br />
7-Gıdaların tedavi değerini tanımak,<br />
8-Günlük kalori ihtiyacını ayarlamak,<br />
Yararları;<br />
<br />
-Beslenmeye yasak koymaz,<br />
-Beslenmeyi zevk haline getirir,<br />
-Hazımsızlık(gaz),ağız kokusu,sindirim zorluğu,kabızlık,sancı gibi sorunları önler,<br />
-Metabolizmayı güçlendirir,<br />
-Kan basıncını düşürür ve tansiyonu dengeler,<br />
-Kandaki yağ,su,protein ve şekeri dengeler,<br />
-Kandaki hemoglobin miktarını arttırır,<br />
-Hücrelerin yağ,protein,karbonhidrat,vitamin ve mineral gibi besin ihtiyacını yeterli bir şekilde karşılar,<br />
-Vücutta yağ,su ve toksin birikimini önler,<br />
-Kilo,ödem ve selülitlerden kurtarır,<br />
-Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir,<br />
-Daha az harcamayla daha iyi ve zevkli beslenmeyi sağlar,<br />
-Sağlığa zarar veren gıdalarla beslenmekten uzaklaştırır,<br />
-Yararlı gıdalarla beslenmeye yönlendirir,<br />
BESLENMEYİ KİLO VERME ARACI OLARAK KULLANMAMAK<br />
<br />
Beslenmeyi hücre sağlığını korumak yerine,kilo vermek amacıyla kullanmak,hücrelerin besin ihtiyacını karşılanmasını önler,metabolizmayı bozar,vücudu güçsüz ve enerjisiz bırakır.Verilen kiloların tekrar geri alınmasına ve şişmanlığın kalıcı olmasına neden olur.Vücut nezleden kansere kadar her türlü hastalığa karşı dayanma gücünü kaybeder.Beslenme hücre sağlığını korumak amcıyla yapılır ise kilo sorunları kesin ve kalıcı olarak giderilir.<br />
SAĞLIKLI GIDALARLA BESLENMEK<br />
<br />
"Ne yersek o oluruz"<br />
Yenilip içilen gıdalar vücudun bir parçasını oluşturur.Bu nedenle sağlıklı gıdalar ile beslenen kişi,sağlıklı bir vücuda,ne olduğu belirsiz gelişi güzel gıdalarla beslenen kişi sağlıksız bir vücuda sahip olur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İhanet]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-94.html</link>
			<pubDate>Sun, 24 Jan 2010 00:41:26 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-94.html</guid>
			<description><![CDATA[Star'da İhanet diye bir dizi başladı bugün. Sabancı suikastına gönderme yapıyor diye çok merak edildi, ben de merak etmiştim. İzledim, çok beğendim. <br />
Baba ocağındaki çocuk oynuyor, hem yakışıklı hem de güzel oynuyor.<br />
Yalancı Yarim'deki kız yani Merve Sevi'de oynuyor ama bu akşam yoktu henüz, birdahaki bölümde göreceğiz herhalde.<br />
<br />
Güzel bir dizi, devam eder inşallah. Korkar olduk bir diziyi izlemeye başlayınca, birkaç bölüm sonra biter mi diye.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Star'da İhanet diye bir dizi başladı bugün. Sabancı suikastına gönderme yapıyor diye çok merak edildi, ben de merak etmiştim. İzledim, çok beğendim. <br />
Baba ocağındaki çocuk oynuyor, hem yakışıklı hem de güzel oynuyor.<br />
Yalancı Yarim'deki kız yani Merve Sevi'de oynuyor ama bu akşam yoktu henüz, birdahaki bölümde göreceğiz herhalde.<br />
<br />
Güzel bir dizi, devam eder inşallah. Korkar olduk bir diziyi izlemeye başlayınca, birkaç bölüm sonra biter mi diye.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[DOMUZ GRİBİnden korunmak için basit fakat etkili önlemler.]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-93.html</link>
			<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 21:35:40 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-93.html</guid>
			<description><![CDATA[Aşağıda okuyacağınız önlemler Dr.Vinay Goyal tarafından herkesin yararlanabilmesi için yayınlanmıştır.<br />
<br />
Dr.Vinay Goyal: Yoğun bakım ve Tiroit uzmanıdır. MBBS, DRM DNB. 20 yıldan fazla klinik tecrübesi vardır. Hinduja Hastanesi, Bombay hastanesi, Saife Hastanesi, Tata Memorial hastanesi gibi önemli kurumlarda görev yapmıştır. Şu anda Maladda, Riddhiviayak Cardiac and Critical centerda Nükleer ilaç departmanı ve tiroit klinikleri şefi olarak görev yapmaktadır. Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz yoluyla olmaktadır. Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı hertürlü önleme karşı H1N1 virüsüyle temas etmekten kaçınmak veya korunmak imkânsızdır. H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar önemli değildir. Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonların gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz.<br />
<br />
1.    Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)<br />
<br />
2.    Hands-off-the-face Ellerinizle yüzünüze dokunmayın yaklaşımı.<br />
Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.<br />
<br />
3.    Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız (tuza güvenmiyorsanız listerin kullanınız).  H1N1 in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır.  Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.<br />
<br />
4.    Yukarıdaki 3. Öleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz.  *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz. <br />
 <br />
5.    Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C<br />
vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.<br />
<br />
6.    Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla<br />
aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler. H1 N1 virüsü midede çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.<br />
<br />
Herkesin faydalanabilmesi için bu bilgiyi lütfen e-mail listenizde bulunan herkese iletiniz.<br />
<br />
Sağlıklı günler dileğiyle.<br />
Dr.Vinay Goyal]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Aşağıda okuyacağınız önlemler Dr.Vinay Goyal tarafından herkesin yararlanabilmesi için yayınlanmıştır.<br />
<br />
Dr.Vinay Goyal: Yoğun bakım ve Tiroit uzmanıdır. MBBS, DRM DNB. 20 yıldan fazla klinik tecrübesi vardır. Hinduja Hastanesi, Bombay hastanesi, Saife Hastanesi, Tata Memorial hastanesi gibi önemli kurumlarda görev yapmıştır. Şu anda Maladda, Riddhiviayak Cardiac and Critical centerda Nükleer ilaç departmanı ve tiroit klinikleri şefi olarak görev yapmaktadır. Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz yoluyla olmaktadır. Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı hertürlü önleme karşı H1N1 virüsüyle temas etmekten kaçınmak veya korunmak imkânsızdır. H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar önemli değildir. Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonların gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz.<br />
<br />
1.    Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)<br />
<br />
2.    Hands-off-the-face Ellerinizle yüzünüze dokunmayın yaklaşımı.<br />
Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.<br />
<br />
3.    Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız (tuza güvenmiyorsanız listerin kullanınız).  H1N1 in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır.  Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.<br />
<br />
4.    Yukarıdaki 3. Öleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz.  *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz. <br />
 <br />
5.    Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C<br />
vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.<br />
<br />
6.    Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla<br />
aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler. H1 N1 virüsü midede çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.<br />
<br />
Herkesin faydalanabilmesi için bu bilgiyi lütfen e-mail listenizde bulunan herkese iletiniz.<br />
<br />
Sağlıklı günler dileğiyle.<br />
Dr.Vinay Goyal]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Evdeki sivri köşeler]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-92.html</link>
			<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 21:41:56 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-92.html</guid>
			<description><![CDATA[Feng shui felsefesine göre, evdeki sivri köşelerin yapma çiçeklerle kapatılması, negatif enerji akımını engeller. Koridor üzerinde canlı veya yapay bitkiler kullanılması da negatif enerji akışını önlemeye yardımcı olur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Feng shui felsefesine göre, evdeki sivri köşelerin yapma çiçeklerle kapatılması, negatif enerji akımını engeller. Koridor üzerinde canlı veya yapay bitkiler kullanılması da negatif enerji akışını önlemeye yardımcı olur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Keçi Peynirinin faydaları]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-91.html</link>
			<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 21:28:01 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-91.html</guid>
			<description><![CDATA[Özellikle kanser hastaları bu sutu tercih etmeliler. <br />
Çunku Keçi doğada otlanır. <br />
Yeni filizlenen dallarla beslenir. <br />
Ahırda beslenmediği için sunı yem yemez. Keçi ayrıca radyasyonlu hiç bir gıda maddesini tuketmez.<br />
Batılı doktorların raporlarında "astım, alerji ve öksürük" gibi birçok hastalığın tedavisinde ilaçların etkili olmadığı halde, keçi sütünün olumlu sonuç verdiği kaydedildi.<br />
Keçi sütünden yapılmış ürünlerin Avrupa'da özel healt shoplarda özel fiyatlarla satıldığı ve bebeklere anne sütünün alternatifi olarak verilebileceği bildirildi.<br />
Van YYÜ Ziraat Fakültesi Zooteknik Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr.Mehmet Bingöl keçi sütünün tedavi edici ve kendine özgü üstün özelliklerden dolayı birçok hastalıkların tedavisinde kullanıldığını söyledi<br />
Keçi sütünün düzenli olarak tüketilmesinin, egzama, astım, sindirim rahatsızlıkları , varisle ilgili bazı rahatsızlıklar ve bazı alerjik durumların tedavisinde yararlı olduğunu ifade eden Bingöl, şöyle konuştu:" Keçi sütünden yapılan başta yoğurt ve peynir olmak üzere birçok ürün, Avrupa'da özel sağlık dükkanlarında özel fiyatlara satılmaktadır. <br />
Batılı doktorların raporlarında, kendilerine astım, alerji, hazım sorunları,bazı cilt rahatsızlıkları , bebek egzamaları ve iştahsızlık ile öksürük nöbetleri gibi birçok şikayetle gelen hastaların tedavileri ilaçlarla başarılamadığı halde keçi sütü ürünleri kullanılarak başarıldığı belirtilmektedir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Özellikle kanser hastaları bu sutu tercih etmeliler. <br />
Çunku Keçi doğada otlanır. <br />
Yeni filizlenen dallarla beslenir. <br />
Ahırda beslenmediği için sunı yem yemez. Keçi ayrıca radyasyonlu hiç bir gıda maddesini tuketmez.<br />
Batılı doktorların raporlarında "astım, alerji ve öksürük" gibi birçok hastalığın tedavisinde ilaçların etkili olmadığı halde, keçi sütünün olumlu sonuç verdiği kaydedildi.<br />
Keçi sütünden yapılmış ürünlerin Avrupa'da özel healt shoplarda özel fiyatlarla satıldığı ve bebeklere anne sütünün alternatifi olarak verilebileceği bildirildi.<br />
Van YYÜ Ziraat Fakültesi Zooteknik Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr.Mehmet Bingöl keçi sütünün tedavi edici ve kendine özgü üstün özelliklerden dolayı birçok hastalıkların tedavisinde kullanıldığını söyledi<br />
Keçi sütünün düzenli olarak tüketilmesinin, egzama, astım, sindirim rahatsızlıkları , varisle ilgili bazı rahatsızlıklar ve bazı alerjik durumların tedavisinde yararlı olduğunu ifade eden Bingöl, şöyle konuştu:" Keçi sütünden yapılan başta yoğurt ve peynir olmak üzere birçok ürün, Avrupa'da özel sağlık dükkanlarında özel fiyatlara satılmaktadır. <br />
Batılı doktorların raporlarında, kendilerine astım, alerji, hazım sorunları,bazı cilt rahatsızlıkları , bebek egzamaları ve iştahsızlık ile öksürük nöbetleri gibi birçok şikayetle gelen hastaların tedavileri ilaçlarla başarılamadığı halde keçi sütü ürünleri kullanılarak başarıldığı belirtilmektedir]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[HİPERTANSİYONLA İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR:]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-90.html</link>
			<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 17:13:24 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-90.html</guid>
			<description><![CDATA[* Aşırı miktarda tuz tüketmek hipertansiyona neden olur mu? <br />
Gereğinden fazla miktarlarda tuz tüketen insanlarda yüksek tansiyonun, daha az tuz kullanan insanlara göre daha sık ortaya çıktığı bir gerçektir. Fakat yüksek tansiyon hastası değilken abartılmış tuz kısıtlamasına gitmeye gerek yok. <br />
<br />
Yemeklerdeki tuz miktarını azaltmak hipertansiyonun şiddetini azaltır mı? <br />
Yüksek tansiyonu olan kişiler kesin tuz kısıtlamasına gitmeli. Yemeklerin tadına katkıda bulunması için sodyum oranı düşük hatta sadece potasyum ihtiva eden mutfak tuzları kullanmak gerekir. <br />
<br />
* Hipertansiyon ilaçlarının ne gibi yan etkileri var? <br />
İlaç kullanan hastalarda ilacın özelliklerine göre yan etkiler görülebilmektedir. Bu konu hasta tarafından hekimi ile değerlendirilmelidir. Yan etkiler komplike olmakla birlikte beraberinde başka hastalıklar da getirebilir. Hasta özellikle hipertansiyon tedavisi sırasında daha önce hissetmediği belirtiler (halsizlik, inatçı öksürük, bulantı, alerji ...) hissediyor ise mutlaka doktoruna başvurmalıdır. Erkek hastalarda cinsel yönden isteksizlik ve yetersizlik görülebilir. Ayrıca erkek hastalarımızı ilgilendiren en önemli konu Viagra kullanımıdır. Kardiyoloğunuzun bilgisi dışında viagra kullanmayınız. Bu tür ilaçların bitkisel olanları tavsiye edılir. <br />
__._,_.___]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[* Aşırı miktarda tuz tüketmek hipertansiyona neden olur mu? <br />
Gereğinden fazla miktarlarda tuz tüketen insanlarda yüksek tansiyonun, daha az tuz kullanan insanlara göre daha sık ortaya çıktığı bir gerçektir. Fakat yüksek tansiyon hastası değilken abartılmış tuz kısıtlamasına gitmeye gerek yok. <br />
<br />
Yemeklerdeki tuz miktarını azaltmak hipertansiyonun şiddetini azaltır mı? <br />
Yüksek tansiyonu olan kişiler kesin tuz kısıtlamasına gitmeli. Yemeklerin tadına katkıda bulunması için sodyum oranı düşük hatta sadece potasyum ihtiva eden mutfak tuzları kullanmak gerekir. <br />
<br />
* Hipertansiyon ilaçlarının ne gibi yan etkileri var? <br />
İlaç kullanan hastalarda ilacın özelliklerine göre yan etkiler görülebilmektedir. Bu konu hasta tarafından hekimi ile değerlendirilmelidir. Yan etkiler komplike olmakla birlikte beraberinde başka hastalıklar da getirebilir. Hasta özellikle hipertansiyon tedavisi sırasında daha önce hissetmediği belirtiler (halsizlik, inatçı öksürük, bulantı, alerji ...) hissediyor ise mutlaka doktoruna başvurmalıdır. Erkek hastalarda cinsel yönden isteksizlik ve yetersizlik görülebilir. Ayrıca erkek hastalarımızı ilgilendiren en önemli konu Viagra kullanımıdır. Kardiyoloğunuzun bilgisi dışında viagra kullanmayınız. Bu tür ilaçların bitkisel olanları tavsiye edılir. <br />
__._,_.___]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dutsu Meyveler ve Faydaları]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-89.html</link>
			<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 21:45:56 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-89.html</guid>
			<description><![CDATA[Dutsu meyveler (dut, çilek, böğürtlen vb.) tatlı olmalarına ragmen düşük şeker oranı ve kaloriye sahiptirler. Ayrıca bu meyveler hafızayı güçlendirir  ve kansere karşı birebirdirler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Dutsu meyveler (dut, çilek, böğürtlen vb.) tatlı olmalarına ragmen düşük şeker oranı ve kaloriye sahiptirler. Ayrıca bu meyveler hafızayı güçlendirir  ve kansere karşı birebirdirler.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Brokolinin faydaları]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-88.html</link>
			<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 21:35:50 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-88.html</guid>
			<description><![CDATA[Brokoli kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan sebzelerdendir. Ayrıca demir eksikliğini giderir ve kalsiyum içerdiği için kemik erimesini önler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Brokoli kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan sebzelerdendir. Ayrıca demir eksikliğini giderir ve kalsiyum içerdiği için kemik erimesini önler.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kare yüz]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-87.html</link>
			<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 20:53:17 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-87.html</guid>
			<description><![CDATA[Kare bir yüze sahipseniz yüz ifadenizi yumuşatmak için yuvarlak kesimli saç modellerini tercih edin. Örneğin yuvarlak kesimli kahkul ya da yanaklarınızı kapatacak katlı kesimler deneyebilirsiniz]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kare bir yüze sahipseniz yüz ifadenizi yumuşatmak için yuvarlak kesimli saç modellerini tercih edin. Örneğin yuvarlak kesimli kahkul ya da yanaklarınızı kapatacak katlı kesimler deneyebilirsiniz]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Beğendiğiniz Kitaplar ?]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-86.html</link>
			<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 21:55:20 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-86.html</guid>
			<description><![CDATA[Okuduğunuz ve beğendiğiniz kitapları paylaşmak ister misiniz ?<br />
<br />
<br />
Elif Şafak - AŞK]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Okuduğunuz ve beğendiğiniz kitapları paylaşmak ister misiniz ?<br />
<br />
<br />
Elif Şafak - AŞK]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Strese karşı günde bir elma]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-85.html</link>
			<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 21:52:55 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-85.html</guid>
			<description><![CDATA[Günde bir elma çok sayıda hastalığa karşı vücudu koruyor.<br />
New York'ta yapılan bir araştırmanın sonucuna göre,hücrelerin zarar görmesine karşı direnci arttıran güçlü bir antioksidan madde bulunan elma,güneş ışığı,kimyasal reaksiyonlar ve günlük yaşamın sebep olduğu stresten kaynaklanan zararlara karşı güçlü bir koruma sağlıyor.<br />
<br />
Farelerin beyni üzerinde yapılan bir araştırmanın elmada bulunan quercetin isimli antioksidan maddenin C vitaminine göre beyin hücrelerinin muhtemel hasarlara karşı direncini çok daha iyi koruduğunu ortaya koyduğu kaydedildi.<br />
<br />
Diğer meyve ve sebzelerle mukayese edildiğinde en yüksek quercetin oranına sahip olan meyvenin elma olduğu elmanın Alzeheimer hastalığıyla mücadelede en faydalı yiyecek olduğuna dikkat çekildi.<br />
<br />
Elmanın kendisinin elma suyu tüketimine nazaran çok daha faydalı olduğunu kaydeden araştırmacılar,genelde kırmızı elmaların yeşil yada sarı elmalara göre çok daha fazla antioksidan madde ihtiva ettiğini ifade ettiler.<br />
<br />
Soğan,kızılcık ve böğürtlen gibi meyve ve sebzelerde de bol miktarda quercetin maddesinin bulunduğu belirtiliyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Günde bir elma çok sayıda hastalığa karşı vücudu koruyor.<br />
New York'ta yapılan bir araştırmanın sonucuna göre,hücrelerin zarar görmesine karşı direnci arttıran güçlü bir antioksidan madde bulunan elma,güneş ışığı,kimyasal reaksiyonlar ve günlük yaşamın sebep olduğu stresten kaynaklanan zararlara karşı güçlü bir koruma sağlıyor.<br />
<br />
Farelerin beyni üzerinde yapılan bir araştırmanın elmada bulunan quercetin isimli antioksidan maddenin C vitaminine göre beyin hücrelerinin muhtemel hasarlara karşı direncini çok daha iyi koruduğunu ortaya koyduğu kaydedildi.<br />
<br />
Diğer meyve ve sebzelerle mukayese edildiğinde en yüksek quercetin oranına sahip olan meyvenin elma olduğu elmanın Alzeheimer hastalığıyla mücadelede en faydalı yiyecek olduğuna dikkat çekildi.<br />
<br />
Elmanın kendisinin elma suyu tüketimine nazaran çok daha faydalı olduğunu kaydeden araştırmacılar,genelde kırmızı elmaların yeşil yada sarı elmalara göre çok daha fazla antioksidan madde ihtiva ettiğini ifade ettiler.<br />
<br />
Soğan,kızılcık ve böğürtlen gibi meyve ve sebzelerde de bol miktarda quercetin maddesinin bulunduğu belirtiliyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hosgeldin nihrir!]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-84.html</link>
			<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 21:51:26 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-84.html</guid>
			<description><![CDATA[Merhaba nihrir, Sitemizde iyi vakit gecirmeniz dilegiyle...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhaba nihrir, Sitemizde iyi vakit gecirmeniz dilegiyle...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[MUHTEŞEM İKİLİ (BAL VE TARÇIN)]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-83.html</link>
			<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 21:03:59 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-83.html</guid>
			<description><![CDATA[Bal ve Tarçın karışımının birçok hastalıklara iyi geldiği saptanmıştır.<br />
Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da Bal,asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır.<br />
Bugünün bilim adamları birçok hastalıkların tedavisinde Balı çok etkili bir ilaç olarak kabul etmişlerdir.<br />
Bal hertürlü hastalıkta herhangi bir yan etkiye sebep olmaksızın kullanılabilmektedir.<br />
Bugünün tıp ilmi,balın tatlı olmasına karşın doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir.<br />
Kanada da yayımlanan ünlü Weekly World News dergisinin 17 OCAK 1995 tarihli sayısında batılı araştırmacılar tarafından bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştır.<br />
<br />
<br />
YORGUNLUK<br />
Araştırmayı yapan Dr.MİLTON, bir bardak su içerisinde ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının hergün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00 te alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tesbit etmiştir.<br />
<br />
<br />
SOĞUK ALGINLIĞI<br />
Bir kaşık ılıtılmış Bal,1/4 tatlı kaşığı toz Tarçın günde üç defa yenir.<br />
Bu uygulama birçok kronik öksürük,soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.<br />
<br />
<br />
YAŞLILIK<br />
Bal ve Tarçınla hazırlanan çay,düzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler.<br />
4 kaşık bal,1 kaşık toz Tarçın , 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa ¼ bardak miktarında içilir. Deriyi diri,taze ve yumuşak tutar, yıpranmasını durdurur.<br />
<br />
<br />
KALP HASTALIKLARI<br />
Bal ve Tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür.<br />
Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur.<br />
Bu uygulama ile, daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır.<br />
Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.<br />
<br />
<br />
KANSER<br />
Japonya ve Avustralya da yapılan bir araştırmada ,mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur.<br />
Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal ve bir kaşık Tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.<br />
<br />
<br />
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ<br />
Hergün kullanılan Bal ve Tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virus saldırılarına karşı korur.<br />
araştırmacılara göre Bal,birçok Vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir.<br />
Balın düzenli kullanılması, Akyuvarlar içerisindeki, bakteriler ve viruslerle savaşan,korpuskülleri de kuvvetlendirir.<br />
DİŞ AĞRISI<br />
Bir kaşık toz Tarçın ve 5 tatlı kaşığı Bal karışımı ağrıyan dişe tatbik edilir.<br />
Ağrı kesilene kadar günde üç defa uygulanır.<br />
<br />
<br />
HAZIMSIZLIK &amp; GRİP<br />
Toz Tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler<br />
İspanya da yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır.<br />
İDRAR KESESİ ENFEKSİYONLARI<br />
İki kaşık toz Tarçın,bir tatlı kaşığı Bal, ılık su içerisinde eritilip içilir.<br />
İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir.<br />
<br />
<br />
KOLESTEROL<br />
İki kaşık Bal, Üç tatlı kaşığı Toz Tarçın,450 gr.demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde % 10 düşecektir.<br />
Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol hastaları i,çin uygulanabilir.<br />
Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.<br />
MİDE AĞRILARI<br />
Bal ve Tarçın kürlerinin ,mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.<br />
GAZ : Hindistan ve Japonyada yapılan araştırmalar Bal ve Tarçının midedeki gazı giderdiğini göstermiştir.<br />
<br />
<br />
KISIRLIK<br />
Eski Yunan ve Ayurvedikler Balı, yıllardır, erkeklerin spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır.<br />
Eğer kudretsiz bir erkek düzenli olarak uyumadan önce 2 kaşık bal yerse problemleri çözülecektir.<br />
Çin,Japon ve uzakdoğu ülkelerinde ,gebe kalamıyan ve uterusunu kuvvetlendirmek isteyen kadınlar asırlardır toz Tarçın kullanmaktadırlar<br />
Gebe kalamıyan kadınlar bir tutam toz Tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir sakız üzerine koyup çığnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş emilerek etkili olmaktadır.<br />
Amerika Meryland'da evli bir çiftin 14 yıldır çocuğu olmamış ve ümitlerini de kaybetmişlerdir.Bu uygulamalar kendilerine anlatılmış ve yukarıda belirtilen kürün uygulamasına başlandıktan birkaç ay sonra ikiz çocuklarının olacağı tesbit edilmiştir.<br />
<br />
<br />
SAÇ DÖKÜLMESİ<br />
Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar için sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık bal,bir tatlı kaşığı toz Tarçın ilavesiyle elde edilen krem banyodan önce başa sürülür ve yaklaşık 15 dakika beklendikten sonra yıkanır.<br />
5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir.<br />
<br />
SİVİLCELER VE DERİ<br />
3 kısım bal, 1 kısım Tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür.Sabahleyin ılık su ile yıkanır.<br />
Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır.<br />
Egzama,mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki Bal ve Tarçın karışımı uygulanır<br />
<br />
ZAYIFLAMA<br />
Bir bardak su içerisine eşit miktarda Bal ve Tarçın konup kaynatılır.Hergün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir.<br />
Düzenli uygulanırsa kilo verilir.<br />
Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde ,yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bal ve Tarçın karışımının birçok hastalıklara iyi geldiği saptanmıştır.<br />
Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da Bal,asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır.<br />
Bugünün bilim adamları birçok hastalıkların tedavisinde Balı çok etkili bir ilaç olarak kabul etmişlerdir.<br />
Bal hertürlü hastalıkta herhangi bir yan etkiye sebep olmaksızın kullanılabilmektedir.<br />
Bugünün tıp ilmi,balın tatlı olmasına karşın doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir.<br />
Kanada da yayımlanan ünlü Weekly World News dergisinin 17 OCAK 1995 tarihli sayısında batılı araştırmacılar tarafından bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştır.<br />
<br />
<br />
YORGUNLUK<br />
Araştırmayı yapan Dr.MİLTON, bir bardak su içerisinde ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının hergün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00 te alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tesbit etmiştir.<br />
<br />
<br />
SOĞUK ALGINLIĞI<br />
Bir kaşık ılıtılmış Bal,1/4 tatlı kaşığı toz Tarçın günde üç defa yenir.<br />
Bu uygulama birçok kronik öksürük,soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.<br />
<br />
<br />
YAŞLILIK<br />
Bal ve Tarçınla hazırlanan çay,düzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler.<br />
4 kaşık bal,1 kaşık toz Tarçın , 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa ¼ bardak miktarında içilir. Deriyi diri,taze ve yumuşak tutar, yıpranmasını durdurur.<br />
<br />
<br />
KALP HASTALIKLARI<br />
Bal ve Tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür.<br />
Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur.<br />
Bu uygulama ile, daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır.<br />
Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.<br />
<br />
<br />
KANSER<br />
Japonya ve Avustralya da yapılan bir araştırmada ,mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur.<br />
Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal ve bir kaşık Tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.<br />
<br />
<br />
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ<br />
Hergün kullanılan Bal ve Tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virus saldırılarına karşı korur.<br />
araştırmacılara göre Bal,birçok Vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir.<br />
Balın düzenli kullanılması, Akyuvarlar içerisindeki, bakteriler ve viruslerle savaşan,korpuskülleri de kuvvetlendirir.<br />
DİŞ AĞRISI<br />
Bir kaşık toz Tarçın ve 5 tatlı kaşığı Bal karışımı ağrıyan dişe tatbik edilir.<br />
Ağrı kesilene kadar günde üç defa uygulanır.<br />
<br />
<br />
HAZIMSIZLIK &amp; GRİP<br />
Toz Tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler<br />
İspanya da yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır.<br />
İDRAR KESESİ ENFEKSİYONLARI<br />
İki kaşık toz Tarçın,bir tatlı kaşığı Bal, ılık su içerisinde eritilip içilir.<br />
İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir.<br />
<br />
<br />
KOLESTEROL<br />
İki kaşık Bal, Üç tatlı kaşığı Toz Tarçın,450 gr.demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde % 10 düşecektir.<br />
Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol hastaları i,çin uygulanabilir.<br />
Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.<br />
MİDE AĞRILARI<br />
Bal ve Tarçın kürlerinin ,mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.<br />
GAZ : Hindistan ve Japonyada yapılan araştırmalar Bal ve Tarçının midedeki gazı giderdiğini göstermiştir.<br />
<br />
<br />
KISIRLIK<br />
Eski Yunan ve Ayurvedikler Balı, yıllardır, erkeklerin spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır.<br />
Eğer kudretsiz bir erkek düzenli olarak uyumadan önce 2 kaşık bal yerse problemleri çözülecektir.<br />
Çin,Japon ve uzakdoğu ülkelerinde ,gebe kalamıyan ve uterusunu kuvvetlendirmek isteyen kadınlar asırlardır toz Tarçın kullanmaktadırlar<br />
Gebe kalamıyan kadınlar bir tutam toz Tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir sakız üzerine koyup çığnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş emilerek etkili olmaktadır.<br />
Amerika Meryland'da evli bir çiftin 14 yıldır çocuğu olmamış ve ümitlerini de kaybetmişlerdir.Bu uygulamalar kendilerine anlatılmış ve yukarıda belirtilen kürün uygulamasına başlandıktan birkaç ay sonra ikiz çocuklarının olacağı tesbit edilmiştir.<br />
<br />
<br />
SAÇ DÖKÜLMESİ<br />
Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar için sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık bal,bir tatlı kaşığı toz Tarçın ilavesiyle elde edilen krem banyodan önce başa sürülür ve yaklaşık 15 dakika beklendikten sonra yıkanır.<br />
5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir.<br />
<br />
SİVİLCELER VE DERİ<br />
3 kısım bal, 1 kısım Tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür.Sabahleyin ılık su ile yıkanır.<br />
Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır.<br />
Egzama,mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki Bal ve Tarçın karışımı uygulanır<br />
<br />
ZAYIFLAMA<br />
Bir bardak su içerisine eşit miktarda Bal ve Tarçın konup kaynatılır.Hergün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir.<br />
Düzenli uygulanırsa kilo verilir.<br />
Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde ,yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çocuk yogası]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-82.html</link>
			<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 12:54:16 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-82.html</guid>
			<description><![CDATA[Çocuklar meraklı ve yeniliğe açıktır. Evde bir çocuk varsa, sizi Yoga yaparken merakla izlediğini, bir süre sonra da yanınıza gelerek sizin yaptığınız hareketleri yapmaya başladığını göreceksiniz. <br />
<br />
Onların sizlerle Yoga yapmasında hiç bir sakınca olmadığı gibi, Yoga çocuklara bir çok şey katar; öz-güvenlerini yükseltir, konsantrasyon yeteneklerini arttırır, bedenlerini çok daha iyi kontrol edebilmelerini sağlar. <br />
<br />
Ancak, tıpkı biz erişkinlerde olduğu gibi, çocukların da -bedenleri her ne kadar bize göre daha esnek olsa da- hareketleri yaparken incinmeleri önlemek için dikkatli olmaları gerekir. <br />
<br />
Kendiniz Yoga yaptığınız zaman olduğu gibi, çocuğunuza rahat bir kıyafet giydirin. Bedenlerini çok sıkan ve solunumu veya kan dolaşımını kısıtlayan kıyafetleri giydirmekten kaçının. Yoga yaparken beden ısınacağından çok kalın şeyler giydirmeyin. Sadece Asanalardan sonraki ölü yatışında, bir süre hareketsiz yattıklarında üşümemeleri için üzerlerine bir şey örtmek isteyebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Çocuklar meraklı ve yeniliğe açıktır. Evde bir çocuk varsa, sizi Yoga yaparken merakla izlediğini, bir süre sonra da yanınıza gelerek sizin yaptığınız hareketleri yapmaya başladığını göreceksiniz. <br />
<br />
Onların sizlerle Yoga yapmasında hiç bir sakınca olmadığı gibi, Yoga çocuklara bir çok şey katar; öz-güvenlerini yükseltir, konsantrasyon yeteneklerini arttırır, bedenlerini çok daha iyi kontrol edebilmelerini sağlar. <br />
<br />
Ancak, tıpkı biz erişkinlerde olduğu gibi, çocukların da -bedenleri her ne kadar bize göre daha esnek olsa da- hareketleri yaparken incinmeleri önlemek için dikkatli olmaları gerekir. <br />
<br />
Kendiniz Yoga yaptığınız zaman olduğu gibi, çocuğunuza rahat bir kıyafet giydirin. Bedenlerini çok sıkan ve solunumu veya kan dolaşımını kısıtlayan kıyafetleri giydirmekten kaçının. Yoga yaparken beden ısınacağından çok kalın şeyler giydirmeyin. Sadece Asanalardan sonraki ölü yatışında, bir süre hareketsiz yattıklarında üşümemeleri için üzerlerine bir şey örtmek isteyebilirsiniz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Asena Hareket Kademeleri]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-81.html</link>
			<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 12:09:29 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-81.html</guid>
			<description><![CDATA[Yoga'daki en temel prensip, bedeni zorlayacak hareketve duruşlardan kaçınmaktır. Yoga yaparken, soluğunuz kesilmemeli, nefes nefese kalmamalı ve terlememelisiniz. Hareketleri son derece yavaş ve bedeninizi zorlamadan yapmalısınız. Asanaların uygulanışı sırasında sakin ve düzenli olarak nefes alıp vermeyi sürdürmeli ve hiç bir zaman nefesinizi tutmamalısınız. <br />
<br />
Hiç bir vücut diğerinin aynısı değildir. Bu nedenle, en yakın arkadaşınız tablodaki ikinci kademe asana'lara 2. haftada geçebilirken, siz 5. haftada ya da 5. ayda geçebilirsiniz. Bu son derece normaldir. Unutmayın, Yoga yapmadaki hedefiniz birbirinizle rekabet değil, içsel huzur ve mutluluğu yakalamak ve evrenle bir olmayı sağlamaktır. Bedeninizi zorlamayın, aksine rahat bırakın ve size yol göstermesine izin verin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yoga'daki en temel prensip, bedeni zorlayacak hareketve duruşlardan kaçınmaktır. Yoga yaparken, soluğunuz kesilmemeli, nefes nefese kalmamalı ve terlememelisiniz. Hareketleri son derece yavaş ve bedeninizi zorlamadan yapmalısınız. Asanaların uygulanışı sırasında sakin ve düzenli olarak nefes alıp vermeyi sürdürmeli ve hiç bir zaman nefesinizi tutmamalısınız. <br />
<br />
Hiç bir vücut diğerinin aynısı değildir. Bu nedenle, en yakın arkadaşınız tablodaki ikinci kademe asana'lara 2. haftada geçebilirken, siz 5. haftada ya da 5. ayda geçebilirsiniz. Bu son derece normaldir. Unutmayın, Yoga yapmadaki hedefiniz birbirinizle rekabet değil, içsel huzur ve mutluluğu yakalamak ve evrenle bir olmayı sağlamaktır. Bedeninizi zorlamayın, aksine rahat bırakın ve size yol göstermesine izin verin.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yoga Duruşları]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-80.html</link>
			<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 12:05:26 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-80.html</guid>
			<description><![CDATA[Yoga beden duruşları, güvenle yapabileceğiniz hareketler serisidir. Bu hareketleri çalışmaya başlamadan önce doktorunuza danışmanızı rica ediyoruz.<br />
<br />
<br />
Asana'ların, yeryüzünde bulunan insan sayısı kadar çok çeşidi olduğu söylenmektedir. Bu nedenle, bu duruşlardan bir kısmı seçilmekte ve bu seçilen Asana'lar bir seri olarak çalışılmaktadır. Buradaki hareketler Swami Şivananda'nın Rişikeş okulunda uyguladığı hareketler serisidir. <br />
<br />
Hareketleri yaparken lütfen üzerinize rahat oturan bir kıyafet giyin. Bedeninizi çok sıkan ve solunumu veya kan dolaşımını kısıtlayan kıyafetlerden kaçının. En güzeli pamuklu kumaştan rahat bir eşofman giymektir. Yoga yaparken beden ısınacağından çok kalın şeyler giymekten kaçının. Sadece Asanalardan sonraki ölü yatışında bir süre hareketsiz yatacağınızdan üzerinize bir örtü almak isteyebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yoga beden duruşları, güvenle yapabileceğiniz hareketler serisidir. Bu hareketleri çalışmaya başlamadan önce doktorunuza danışmanızı rica ediyoruz.<br />
<br />
<br />
Asana'ların, yeryüzünde bulunan insan sayısı kadar çok çeşidi olduğu söylenmektedir. Bu nedenle, bu duruşlardan bir kısmı seçilmekte ve bu seçilen Asana'lar bir seri olarak çalışılmaktadır. Buradaki hareketler Swami Şivananda'nın Rişikeş okulunda uyguladığı hareketler serisidir. <br />
<br />
Hareketleri yaparken lütfen üzerinize rahat oturan bir kıyafet giyin. Bedeninizi çok sıkan ve solunumu veya kan dolaşımını kısıtlayan kıyafetlerden kaçının. En güzeli pamuklu kumaştan rahat bir eşofman giymektir. Yoga yaparken beden ısınacağından çok kalın şeyler giymekten kaçının. Sadece Asanalardan sonraki ölü yatışında bir süre hareketsiz yatacağınızdan üzerinize bir örtü almak isteyebilirsiniz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cilt Bakımında Dikkat Edilmesi Gerekenler]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-79.html</link>
			<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 10:25:46 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-79.html</guid>
			<description><![CDATA[Cilt bakımında nelere dikkat etmemiz gerektiğini, sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmak için yapmamız gerekenleri burada paylaşalım.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Cilt bakımında nelere dikkat etmemiz gerektiğini, sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmak için yapmamız gerekenleri burada paylaşalım.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Doğru Makyajın Püf Noktaları]]></title>
			<link>http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-78.html</link>
			<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 10:19:24 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.bizsaglikliyiz.com/thread-78.html</guid>
			<description><![CDATA[Cilt tipimize, yüz hatlarımıza, ten rengimize uygun makyaj yapmak en doğrusudur. Burada doğru makyajın püf noktalarını paylaşalım, birbirimize önerilerde bulunalım.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Cilt tipimize, yüz hatlarımıza, ten rengimize uygun makyaj yapmak en doğrusudur. Burada doğru makyajın püf noktalarını paylaşalım, birbirimize önerilerde bulunalım.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>